MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/528 E., 2021/986 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1, 5237 sayılıTCK’nın 221/4-2.cümle, 62/1, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin, 27.10.2025 tarihli ve 2023/... esas, 2025/... sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2026 tarihli ve .... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I- İTİRAZ SEBEPLERİ
İtirazın konusu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olan ve kendiliğinden gelerek etkin pişmanlık kapsamında bilgi verme şartlarını sağlayan sanık hakkında TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
a- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu Yönünden Etkin Pişmanlık Hükümlerine İlişkin Mevzuat ve Açıklamalar
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarihli ve 2008/9- 18... /78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin tatbiki için "suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi" gerektiğinden, hakkında ceza soruşturması bulunan şüphelinin yakalanmadan önce yetkili mercilere gönüllü olarak teslim olması/kendiliğinden gelmesi ve örgüt hakkında faydalı bilgiler vermesi durumunda bu düzenleme tatbik edilecektir.
b- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının somut olaya ilişkin gerekçesi:
Sanık ... hakkında soruşturma başlatılması üzerine yakalama ve arama yapılmak üzere ikametine gidildiğinde evde bulunmadığı, tanık beyanları ve 06.12.2018 tarihli kolluk tutanağına göre; babasının kızını telefonla arayarak bulunduğu adreste hazır olmasını istediği ve refakate alınan babası ile birlikte kolluk güçlerince belirtilen adrese gidildiğinde sanığın hazır olmak suretiyle kolluk güçlerini bekleyerek teslim olma iradesini gösterdiği, mahkeme tarafından da bu hususun kabul edildiği, sanığın kaçarak hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken kolluk güçlerini beklediği, bu kapsamda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, sanığın soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında örgütsel eylemleri ve örgüt mensupları hakkında bilgiler verdiği, ilk derece mahkemesi tarafından da sanığın verdiği bilgilerin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kabul edildiği, bu nedenle kendiliğinden gelme/teslim olma şartları oluşan ve örgütsel eylemleri ile örgüt hakkında faydalı bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün, sanık hakkında TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması düşünüldüğünden, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin onama kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca sanık lehine olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir.
II. GEREKÇE
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir.
Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (5237 sayılı TCK 221/2 m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi (5237 sayılı TCK 221/4 m. ilk cümle), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması halinde, sanık yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (5237 sayılı TCK 221/3 m.), sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde cezadan indirim yapılacaktır (5237 sayılı TCK 221/4. fıkra 2. cümle).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında soruşturma başlatılması üzerine yakalama ve arama yapılmak üzere ikametine gidildiğinde evde bulunmadığı, tanık beyanları ve 06.12.2018 tarihli kolluk tutanağına göre babasının kızını telefonla arayarak bulunduğu adreste hazır olmasını istediği, refakate alınan babası ile birlikte kolluk güçlerince belirtilen adrese gidildiğinde sanığın hazır olarak kolluk güçlerini bekleyerek teslim olma iradesini gösterdiği, mahkemece de bu hususun kabul edildiği, sanığın kaçıp hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken kolluk güçlerini beklediği, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, sanığın soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında kendisine ByLock programını yükleyen kişi ile birlikte bir takım bilgiler verdiği, ilk derece mahkemesince sanığın verdiği bilgilerin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği yönünde kanaat oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yönünde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla itirazın kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme talebinin KABULÜNE,
2- Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 27.10.2025 gün ve 2023/100 esas, 2025/... sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanıklar ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Belirtilen gerekçelerle sanık hakkında TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığıın itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.