(818 S. K. m. 41, 44, 53)
Dava: Dava dilekçesinde 2093,64 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş hüküm davacı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Ceza davası sonuçlandıktan sonra ceza miktarı bakımından sanığın temyizi üzerine hüküm bozulmuş, yargılama devam ederken 1803 sayılı Af Kanunu hükümleri ile Türk Ceza Kanununun 97. maddesi uyarınca kamu davası ortadan kaldırılmış, müdahil idare hukuk mahkemesine bu davayı açmıştır. Ceza mahkemesinde idare yararına kesinleşmiş bir tazminat davasından söz edilemez. Mahkemece toplanan deliller değerlendirilerek gerçek zarardan, usulü kazanılmış hak kuralınca, daha önce hükmedilip davacı idarenin temyiz etmemesi suretiyle davalı yararına kesinleşen miktarı geçmemek üzere tazminata hükmedilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.06.1977 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy