(1587 S. K. m. 46)
Dava ve Karar: Bahailik, bir din olmadığından nüfustaki İslâm kaydının kaldırılarak yerine Bahai Dininin yazılmasına ilişkin istemin mahkemece reddedilmesi doğrudur.
Ancak davacılar İslam Dininden olmadıklarını belirtmiş bulunduklarından, buna ilişkin istek kabul edilmelidir.(1587 s. Nüfus K. m. 46)
Dava dilekçesinde davacılar, nüfustaki din sütununda yazılı bulunan İslâm kaydının kaldırılıp, Bahai olarak tashihini istemiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar, Bahailiği bir din olarak kabul ettiklerini, İslâm Dininden olmadıklarını ileri sürerek nüfus kütüğündeki İslâm olduklarına dair kaydın silinerek onun yerine Bahai dininden olduklarının yazılmasını istemişlerdir.
Mahkemece, Diyanet İşleri Başkanlığının Bahailiğin bir din olmadığına dair mütalâasına dayanılarak dava reddedilmiştir.
Davacılar başka bir dini kabul etmişlerse, onun nüfus kütüğüne yazılması idari bir işlem olduğundan sonuç itibariyle ve bu gerekçe ile buna ilişkin istemin reddine bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, davacıların bir istemi de, nüfus sicilindeki İslâm kaydının silinmesine ilişkindir. Davacılar İslâm Dininden olmadıklarını belirttiklerine göre artık böyle bir kaydın nüfus sicilinde kalmasının hiçbir gerekçesi olamayacağından, buna ilişkin istemin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 11.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy