(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.1992 gününden başlayarak yıllık 75.000.000 lira olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile yıllık kira parasının 21.000.000 lira olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiracı olarak N.H. ve R.H. gözükmekte olup, dava sadece davalı N.H. hakkında açılmıştır. Davacı vekili mecuru sadece N.H. kullandığı için bu nedenle bu kiracı hakkında dava açıldığı belirtilmiş ise de, bu durum açıklığa kavuşmuş değildir.
Kira tesbit davası, kira sözleşmesi kiminle yapılmış ise onun aleyhine açılır ve hasım olur. Kira sözleşmesinde kiracı olarak birden fazla kişi varsa husumetin her kiracıya yöneltilmesi gerekir. Burada mecburi dava arkadaşlığı vardır ve kiracılardan birisine yapılan ihtardan diğer kiracının da birlikte haberdar olması asıldır. Bu durumda davacı vekiline diğer kiracıya da husumetin yöneltilmesi için önel verilmesi ve diğer kiracının da davaya dahili gerekir.
HUMK. nun 8. maddesinde sözü edilen kira sözleşmesine dayanan kira tesbit davası 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı 12.11.1979 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere bir tesbit davası niteliğinde olup, eda hükmünü içermez. Bundan ayrı kira farkı alacağının muaccel hale gelebilmesi için öncelikle tesbite dair ilamın kesinleşmesi de zorunludur.
Bu bakımdan kira parasının tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
O halde, tesbit davası ileride açılacak eda davasının öncüsü durumundadır.
O nedenle mahkemece kira parasının yeni dönem başlangıcından itibaren tesbit edilmesi ile yetinilmesi gerekir.
Ayrıca taraflar arasındaki kira sözleşmesi başlangıç tarihi 14.4.1982 ve 14.4.1985 arası 3 yıl süreli imzalandığına göre kira parasının başlangıç tarihinin sözleşme dışına çıkılarak 1.1.1992 tarihli olarak alınmasının gerekçesi de açıklanmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy