(743 S. K. m. 679, 680, 681, 682)
Dava: Dava dilekçesinde, suya vaki elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm, her iki taraf vekillerince de temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Hükme dayanak yapılan tahsis kararı, iptal edilmek suretiyle ortadan kalkmış bulunmaktadır. Kaldı ki, davaya konu edilen iki ayrı kaynak suyunun, tahsis konusu çırçır çeşmesi suyu ile aynı olup olmadığı da belirlenmiş değildir.
Bu durumda, davanın esasının incelenip hükme bağlanması yolunda, uzman bilirkişiler aracılığıyla uygun bir dönemde keşif yapılarak dava konusu sulara ilişkin uyuşmazlığın; genel su ilkelerine göre, çıkış yerleri saptanıp debileri ölçülmek, kadim yada öncelikli yararlanma haklarının hangi tarafa ait olduğu belirlenmek ve tarafların kullanım şekil ve amaçları gözetilip bu sulara olan ihtiyaçları (yararlandıkları başka sular varsa onların miktarı da dikkate alınıp) usulünce tesbit edilmek suretiyle çözüme kavuşturulması gerekir.
O halde; belirtilen şekilde işlem, inceleme ve değerlendirmeler yapılarak sonuçlarına uygun bir karar verilmesi icabederken, bu yönlerden eksik inceleme ve kısmen de aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.1.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy