(1086 S. K. m. 73)
Dava: Dava dilekçesinde 43.125.000 lira hasar bedelinin tahsiline yönelik Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün 1997/3718 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonr dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Davalı duruşmalara gelmemiştir. Temyiz dilekçesinde davadan haberi olmadığını ifade etmektedir.
Tebligat tüzüğü 28. maddesi, PTT memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını tahkik etme görevi yüklemiştir. PTT memuru bu tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği için ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu surette yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.4.1994 tarih ve 1994/18/100 esas ve 1994/226 sayılı kararında da bu husus benimsenmiştir.
Bu durumda tebliğ memuru yukarıda açıklanan ilkeye riayet etmediği için 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre yapılan tebligat usulüne uygun bir tebliğ işlemi olarak değerlendirilemez.
O halde; dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi diğer yandan da Karşıyaka 1. icra müdürlüğünün 1997/3718 esas sayılı takip dosyasınında gönderilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 10.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy