(2004 S. K. m. 5) (818 S. K. m. 41)
Dava: Dava dilekçesinde 39.000.000 lira zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağılar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı; üçüncü kişiden olan alacağının ödenmemesi üzerine, Karşıyaka Birinci İcra Müdürlüğünün 1996/1 esas sayılı dosyasında yaptığı takip sonucu icra memurunca borca karşılık haczedilen menkul malların dava dışı yediemin Müsennif'e teslim edildiğini, 18.6.1996 tarihinde haczedilen malların satışı için mahalline gidildiğinde yedieminlik bürosunun kapatıldığından ötürü, teslim edilen malların bulunmadığını beyanla, takibe konu alacağının karşılığı olan (39.000.000) liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Dava: Dava dilekçesinde 39.000.000 lira zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı; üçüncü kişiden olan alacağının ödenmemesi üzerine, Karşıyaka Birinci İcra Müdürlüğünün 1996/1 esas sayılı dosyasında yaptığı takip sonucu icra memurunca borca karşılık haczedilen menkul malların dava dışı yediemin Müsennif'e teslim edildiğini, 18.6.1996 tarihinde haczedilen malların satışı için mahalline gidildiğinde yedieminlik bürosunun kapatıldığından ötürü, teslim edilen malların bulunmadığını beyanla, takibe konu alacağının karşılığı olan ( 39.000.000 ) liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece aynen; "Burada her ne kadar Bakanlık ajanının, yani icra müdürünün kusuru sözkonusu olabilirse de icra müdürü aleyhine açılmış bir dava yoktur. Bakanlığın ise davacının iddia ettiği gibi olaya dahil sözkonusu değildir. Kusuru yoktur. Bu yönü ile dava red edilmelidir. Öte yandan idari bir işlem olması nedeni ile Bakanlık aleyhine idari yargı yerinde dava açılabilir" gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava icra ( ve iflas ) dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
İİK. 5. maddesine göre "İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilr" Bu hale göre, icra ve iflas ( dairesi ) görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilecektir. Bu tür davaların kusurlu memura ( görevliye ) karşı açılması olanaksızdır. Bir başka anlatımla icra ve iflas dairesi görevlisi ( icra memuru ), görevini yaparken kişilere ( ilgililere ) zarar verecek olursa, bu zarardan doğrudan doğruya sorumlu olmayacaktır. Zira bu tür tazminat davası ancak Adalet Bakanlığı aleyhine açılabilir. Şu var ki icra memurunun görevi ile ilgili olmayan kişisel kusurundan doğan zarar için, BK. 41 vd. maddelerine göre kusurlu memurun bizzat kendisine karşı tazminat davası açılabilir. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılacağı husus ise yukarıda sözüedilen Yasanın 5. maddesinin son cümlesinden açıkça anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş: Davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararın; ilgili memurun görevini yaparken kusurlu hareket etmiş eylemin hukuka aykırı bulunması ve icra memurunun kusurlu işlemi veya eylemi ile ilgilinin uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağı sonucu oluştuğunun saptanması halinde dosya kapsamına uygun bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıdaki hukuki ve fiili olgular dikkate alınmadan ve nitelendirmede düşülen yanılgı sonucu eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmadığından ötürü bozulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy