(818 S. K. m. 487, 484)
Dava: Dava dilekçesinde 148.000.000.- lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı R. yönünden reddine, diğer davalı kiracı M. yönünden açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kiracının hor kullanımından kaynaklanan 148.000.000.- lira hasar bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı (kiracı) Mustafa yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğre davalı (kefil) Rafet yönünden ise müşterek-müteselsil kefalet söz konusu olmadığından ve hasar miktarının önceden belirli bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 487. maddesinde müteselsil kefalet düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre müteselsil kefalet, kefilin sorumluluğunun tali olmadığı bir kefalettir, başka bir deyimle bu çeşit kefalette, kefil tartışma def'inden ve önce rehnin paraya çevrilmesi def'inden yararlanamaz.
Müteselsil kefaletin mevcudiyeti için müteselsil kefalet altına girmek iradesi akitten açıkça anlaşılmalıdır. Borçlar Kanunu madde 487/1 de bu husus, "kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmişse" biçiminde ifade olunmaktadır. Sadece "müteselsil kefil" deyiminin kullanılması da yeterli ve doğrudur. Müteselsil kefalette, alacaklı, asıl borçluya gitmeden doğrudan doğruya kefile başvurabilir. Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın gösterilmesi bir sağlık şartı olarak öngörülmüştür (Bk. md. 484).
Taraflar arasnda yapılan kira kontratının hususi şartlar kısmının 10. bendine göre; "sözleşmenin devam etmesi halinde azami 5 yıl süre ile kira, elektrik, su, doğalgaz, yönetim gideri, vergileri tahliye sırasında gayrimenkule verilecek hasarı, tüm faizlerini, iş bu kira sözleşmesi nedeniyle doğrudan kiracı aleyhine açılacak dava ve/veya takip giderlerini, vekalet ücretlerini, tüm fer'ilerini karşılamak üzere, azam i100.000.000.- lira ile sınırlı olarak kiralananı kötü (hor) kullanmadan kaynaklanan hasar bedelinin tahsili cihetine gidilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekide hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halind etemyiz edene iadesine, 7.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy