(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili 24.06.1999 tarihli dilekçesi ile; müvekkillerine ait taşınmazı davalının uzun yıllardır kamulaştırmasız el atarak kullandığını, taşınmazın 11.12.1998 gün ve 32/566 sayılı kararla kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin hesaplanarak şimdilik 10.000.000.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bir kimsenin ecrimisil talebinde bulunabilmesi için gayrimenkulün ya mülkiyetine yahut menfaatine sahip olması gerekmektedir gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak ecrimisil davaları malik ya da zilyed tarafından açılabilir. Somut olayda davacılar ecrimisil istenen dönemde taşınmazın malikidirler. Davanın açıldığı tarihte kamulaştırma işleminin yapılmasından dolayı malik olma özelliğini yitirmeleri kamulaştırmadan önceki dönemle ilgili dava açmalarına bir engel teşkil etmez.
Mahkemece, davalı idarenin kamulaştırmadan önce taşınmaza el koymuş olması nedeni ile (dava tarihinden geriye doğru 5 yıl süreye tekabül eden) kamulaştırma tarihinden önceki dönem için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy