(6245 S. K. m. 45)
Dava: Dava dilekçesinde 334.800.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kurum personeli (köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Köy İçmesuları Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü) olan davalının (Ankara'dan Ağrı'ya Ağrı'dan Ankara'ya Ankara'dan Ağrı'ya, Ağrı'dan Ankara'ya Ankara'dan Bingöl'e Bingöl'den Ankara'ya) tayin olması nedeniyle 6245 sayılı Harcırah Kanunu 45. maddesi uyarınca gerçeğe aykırı beyanname düzenleyerek eş, dört çocuğu ve babası için aldığı toplam 334.800.000 lira görev yolluğunun gerçekte aile bireylerini yanında götürüp getirmemesi nedeniyle istirdaden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kısa aralıklarla tayin edilmesi nedeniyle kusurun idarede olduğu ve kaldı ki aile bireylerini yanında götürdüğünü ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mahiyetinde çalıştırdığı bir kişinin atanmasında veya geri alınmasında istikrarlı bir tutum sergilemeyen davacı yanın kısa sürelerle atadığı ve geri aldığı davalının her seferinde adlarına harcırah aldığı bireyleri yanında götürüp getirmesini beklemesi ve götürüp getirmediği içinde verdiği harcırahı geri istemesi hak, adalet ve nesafet ölçüleri ile bağdaşmadığı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddi cihetine gidilmiştir.
6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre naklen atananların yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafına birlikte hak kazanabilmesi için eş ve çocuklarının da kamu görevlisinin naklen atandığı yere gitmeleri zorunludur. Bu durumda eş ve çocuklar nedeniyle yolluk ödenebilmesi için bunların herhangi bir zamanda kamu görevlisinin yeni görev yerine gitmiş olmaları gerekmektedir.
O halde mahkemece, davalının tayin olduğu yerlere giderken beyannamede belirttiği aile bireylerini götürüp götürmediği araştırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 02.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy