(4077 S. K. m. 23, Geç m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 249.459.119 lira sabit ücret alacağının istirdaten faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 243.459.128 liranın dava tarihinden itibaren %70 faizi ile davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesi ile müvekkilinin 28 adet GSM (cep telefonu) abonesi olduğunu, telefonların alındığı tarihten bu yana müvekkilinden aylık sabit ücret adı altında bir ücret alındığını beyan ederek bugüne kadar alınan sabit ücretlerin iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Tüketici Mahkemeleri başlıklı 23.maddesine göre Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılır.
Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar, her türlü resim ve harçtan muaftır.
Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar, HUMK. nun yedinci babı, dördüncü faslı hükümlerine göre yürütülür hükmünü amirdir.
Yukarıda sözü edilen yasanın geçici 1.maddesi hükmüne göre, Tüketici mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. Bu sonuç dairesinde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22.6.1995 gün ve 437 sayılı kararı uyarınca Tüketici Mahkemeleri kuruluncaya kadar, bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara; Ticaret mahkemesi bulunan yerlerde Ticaret Mahkemelerinin, Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ise, üç veya daha fazla asliye hukuk mahkemesi varsa, üç numaralı asliye hukuk mahkemesinin, asliye hukuk mahkemesi üçten az ise, bir numaralı asliye hukuk mahkemesince (kıymete bakılmaksızın) bakılması gerekir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği cihetle, mahkemece öncelikle görev konusunun dikkate alınması gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy