(1479 S. K. m. 24, 25, 70) (506 S. K. m. 134)
Dava: Dava dilekçesinde üye olmadığının ve 84.000.000 TL. borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında; 1993 yılından önce şoförlük mesleğini icra ettiğini bu nedenle Bağ-Kur'lu sayıldığını aynı zamanda Söke Şoförler ve Otomobilciler Odası'nda üye olarak kayıtlı bulunduğunu; 1993 yılında şoförlük mesleğini bırakarak SSK'ya bağlı işçi olarak çalışmaya başladığını ve halen de SSK'lı olarak çalışmasını devam ettirdiğini, kanuna göre bir kimsenin hem kendi hesabına esnaf olarak çalışması hem de sigortalı işçi olarak çalışmasının mümkün olmadığını, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına dilekçe vererek üyelikten çıkarılmasını ve bundan böyle aidat borçlarını ödemeyeceğini bildirmesine rağmen kendisinin odadaki kaydının silinmediğini ve devamlı olarak aidat borcu istendiğini beyan ederek, dolayısıyla Bağ-Kur'lu ve Oda Üyesi olmadığının tespiti ile aynı zamanda odaya aidat borcunun da bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Oda Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; Görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, davacının eski biriken aidat borcunu ödememek için iş bu davayı açtığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Dosya münderecatına, davacının Sosyal Sigortalar Kurumundaki şahsi sicil dosyası ile Oda Başkanlığı yazılarına göre, davacının amaç ve isteğinin aynı anda iki sosyal güvenlik kurumuna da bağlı olmayıp, SSK'lı olarak çalıştığını ve kaydının silinmesini istemesine rağmen, gerek Oda'da ve gerekse Bağ-Kur'da üye olarak kayıtlı görüldüğü ve aidat borcunun da kendisinden istendiği, esasında 1993 yılından beri aidat borcunun olmaması gerektiğinin vurgulanmasından ibarettir.
1479 s. Bağ-Kur Yasasının 24, 25, 70. maddeleri ile 506 s. Yasanın 134. maddesine göre bu tür davaların ilgilinin sosyal Güvenlik Kurumu ile Dernek yönetimini davalı hasım göstermek suretiyle İş Mahkemelerinde açılması gerektiği yasa gereğidir.
Bu nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Sulh Hukuk Mahkemesinde davaya devamla esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 15.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy