(1086 S.K.m.10, 22)
Dava: Dava dilekçesinde akdin feshi ve tahliye ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkilinin kiracısı olduğunu, aralarında yaptıkları yazılı kira sözleşmesi ile, müvekkilinin hizmet binalarının teraslarına davalı Telsim A.Ş.'nın baz istasyonu kurmasına izin verdiğini, ancak bu baz istasyonları insan sağlığına zararlı olup, sözleşme yapılırken bilgisizlik ve tecrübesizliklerinden dolayı bu durumu bilemediklerini beyan ederek akdin feshine ve davalının tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresi içinde yetki itirazında bulunarak, aralarında yaptıkları yetki sözleşmesi gereğince, İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece; "dosyada mevcut ve taraflarca imzalanan kira sözleşmesinin 13. maddesinde yer alan yetki sözleşmesi ve davalının ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunması nedeni ile H.U.M.K.'nun 22. maddesi gereğince yetkisizlik" kararı verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. H.U.M.K. m. 10, sözleşmeden doğan davalarda iki özel yetki kuralı getirmiştir. Buna göre, bu tür davalarda
1-Sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesi ile
2-Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. H.U.M.K. m. 10'da belirtilen yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi, kesin yetki kurallarına da değildir. Taraflar, sözleşmeden doğan davalar için yetki sözleşmesi yapılabilir. ( ya da sözleşmeye yetki şartı konulabilir ) Nitekim taraflar arasında akdedilen 24.04.2000 tarihli kira sözleşmesinin 13.maddesinde "Bu kira sözleşmesinden doğan ihtilaflarda, İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu hususu düzenlenmiştir.
Ancak, yetki sözleşmesi ile genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkileri kaldırılamaz. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Olayda, kira sözleşmesinin yerine getirileceği yer İskenderun olup, dava İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. İskenderun Mahkemeleri, H.U.M.K. m. 10 gereğince bu davada özel yetkili mahkemedir. Yetki sözleşmesi ya da yetki şartı ile genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisi kaldırılamayacağından mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmedeki yetki şartı esas alınarak yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 gününden oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy