(4721 S. K. m. 761)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalının açtığı kuyunun, davacının eskiden beri suladığı sulama suyunu etkilemesi nedeniyle suya yapılan müdahalenin önlenmesi ve davalının kuyusunun kapatılması talep edilmektedir.
Mahkemece, (davalının kendi taşınmazındaki su kaynağını dilediği gibi kullanabileceğinden bahisle) davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında, davalının yeni açtığı kuyunun davacının 40-50 yıldır kullandığı sulama suyunu etkileyeceği, davacının su ihtiyacının 22.941 lt/sn olmasına rağmen davacının havuzuna 2 lt/sn su aktığı, ayrıca (tanık Hasan Akbaş'ın ifadesine göre de) davalının yeni açtığı kuyudaki suya ihtiyacı olmadığı, başka sulama kaynakları ile sulama yaptığı belirtilmiştir.
Davalının, açtığı kuyunun kendi tapulu taşınmazı içinde olması (davacının önceden beri yararlandığı suyunu etkilemesi halinde) davalıya sınırsız yararlanma hakkı vermez. Davacının öncelikli kullanım ihtiyacından artan su varsa ancak o oranda faydalanmak mümkündür.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; en azından birisi konunun uzmanı olan jeoloji mühendisi olmak üzere seçilecek bilirkişiler kurulu ile mahallinde tam bir uygulama ile yeniden keşif yapılarak etkilenme derecesi ve kuyunun kapatılması halinde, davacının suyunun eski haline gelip gelmeyeceği ve bu sudan yararlananın faydalı ihtiyacını karşılayıp karşılamayacağı, tarafların başka su kaynaklarının olup olmadığı davalının bu suya ihtiyacı olup olmadığı hususları kesin biçimde saptanması ve belirlenecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy