(743 S. K. m. 908)
Dava: Dava dilekçesinde 1.452.000.000 lira Ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü 01.0324.682.666-TL cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, muristen intikal eden sekiz adet dairenin bir bölümünün davalılar tarafından kiraya verildiğini, bu bölümünün bizzat işgal edildiğini ileri sürerek 1.452.000.000 lira ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan Hakkı B., dava konusu sekiz daireden dördünün kendisi tarafından inşa edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 01.0324.682.666 lira ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Dosyada mevcut tapu kaydına göre 155 parselin arsa olarak muris İsmail B. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu taşınmaz tapuda arsa olarak kayıtlı bulunduğuna göre üzerindeki bina aksi kanıtlanmadığı sürece arsanın mülkiyetine tabidir.
Oysaki dinlenen tanıklar, muristen intikal eden daireler dışındaki diğer dört dairenin davalı tarafından inşa edildiğini doğrulamışlardır.
O halde mahkemece yapılacak iş, muristen kalan dört dairenin özelliklerine göre getirebileceği ecrimisil miktarını tespit etmek ve (davalı Hakkı B. tarafından inşa edilen) diğer dört daire için de yalnız arsa payı üzerinden hesaplanacak ecrimisil miktarına hükmetmekten ibarettir.
Kabule göre de, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın nitelikleri belirtilmiş ise de, ecrimisil miktarının tespitine yarayan somut ve özel nedenler gösterilmediği gibi dairelerin her birinin özelliklerine göre getirebileceği ecrimisil miktarı raporda değerlendirilmemiştir. Bu nedenlerle rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece, yukarıda anlatılanlar ışığında inceleme yapmak ve denetlenebilir rapor esas alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle sonuca gidilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy