(1475 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 378.000.000 lira alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının işyerinde (kömür ocağında) 28.7.2000 tarihinden 4.10.2000 tarihine kadar günlüğü 6.000.000 lira ücretle 63 gün çalıştığı halde, ödenmeyen toplam 378.000.000 lira alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece sübut bulmayan davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İş Mahkemeleri Kanunun 1. maddesine göre; İş Kanununa göre işçi sayılan (Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığında, işverene ait işyerinde, iş görme deyimini yükümlenen...) kişilerle işveren (veya işveren vekilleri) arasında hizmet akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk davalarına iş mahkemeleri bakar.
Buna göre, davacının iddiası hizmet akdinden kaynaklanan işçi alacağına ilişkin olmakla davaya bakmaya İş Mahkemesinin görevli olduğu düşünülerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, işin esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy