(743 S. K. m. 908)
Dava: Dava dilekçesinde 2.033.000.000 lira ecrimisilin, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalının mülkiyeti müvekkiline ait taşınmazda intifa hakkına dayanarak oturduğunu, ancak davalının mülkiyet hakkının tamamını işgal ettiğini ve davacıya da herhangi bir bedel ödemediğini beyan ederek 1.6.1999-31.5.2001 tarihleri arasında toplam 2.033.000.000 lira ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 1999 yılı için aylık ecrimisil tutarının 25.000.000 lira olduğu (bir önceki ecrimisil talebine ilişkin dava da kabul edildiği şekilde) 2000 yılı için 4531 sayılı Kanun gereğince %25 oranında artış ile aylık ecrimisil miktarının 31.250.000 lira, 2001 yılı için ise TEFE (% 51.4) uygulanmak suretiyle aylık ecrimisilin 47.300.000 lira olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile toplam 519.562.500 lira ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bursa Asliye 3. H. M.'nin 15.12.1999 tarih ve 1999/509 E. 1999/1041 K.sayılı ilamında, dava konusu yere ilişkin olarak 1.5.1998-31.12.1998 dönemi için aylık 15.000.000 lira ve 1.1.1999-1.06.1999 dönemi için ise aylık 25.000.000 lira olmak üzere toplam 245.000.000 lira ecrimisile hükmedilmiştir. Davacı davada 1.6.1999'dan itibaren ecrimisil talep ettiğinden dolayı mahkeme, uygulamasında 1999 dönemi için aylık ecrimisil tutarı olarak 25.000.000 lirayı esas almıştır.
Yeni dönem ecrimisil tutarını belirlerken, taraflar arasında sanki kira ilişkisi kurulmuş gibi 4531 sayılı Kanun uygulanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca, Bursa Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin kararı ile tespit edilen ecrimisil, o davada talep edilen dönem için bağlayıcı niteliktedir.
O halde mahkemece, davacının davada ecrimisil talep ettiği yıllar (dönemler) göz önüne alınarak mecurun ecrimisile konu edilecek azami miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy