(743 S. K. m. 679) (831 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde Suya Elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde yararlandıkları suyun davalı köy muhtarlığınca akış yönünün değiştirildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemişlerdir.
Davalı Köy Muhtarlığı savunmasında, dava konusu suyolunun bir kısım davacıların murisi tarafından yapıldığı, suyun köy ve davacı tarafından kullanıldığı, köy ihtiyar heyetince, sudan köy halkının yararlanması için düzenleme yapıldığı ancak henüz fiilen bir el atmanın gerçekleşmediği açıklayarak davanın bu nedenle reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu suyun kullanımında bir uyuşmazlık bulunduğunu, ne var ki henüz fiilen el atmanın olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı köy muhtarlığı tarafından, 26.7.1999 tarihli köy ihtiyar Heyeti kararı ile Dere mevkiindeki dava konusu suyun köye akması hakkında karar alındığı, 17.7.2000 tarihli karar ile davacı M. Korkmaz'ın suyu izinsiz olarak kestiğinden para cezası tahsiline dair karar alındığı ve 21.7.2000 tarihli (para cezası ile ilgili) ödeme emri çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Su uyuşmazlığında, kullanım hakkının korunması istemiyle dava açılabilmesi için fiilen elatılması zorunlu olmayıp muaraza çıkarılması yeterlidir. Bu nedenle uyuşmazlığın mahkemece çözülmesi gerekir.
831 sayılı sular hakkındaki kanunun 1. maddesine göre; şehir ve kasabalarla köylerde ihtiyacatı ammeyi temine mahsus suların tedarik ve idaresi belediye teşkilatı olan mahallerde belediyelere, olmayan yerlerde Köy Kanunu mucibince ihtiyar meclislerine aittir.
O halde, köy ihtiyar heyeti, anılan yasa uyarınca kadim hakları ve davacının zorunlu ihtiyaçları gözetmek koşulu ile genel su üzerinde tasarrufta bulunabilir.
Bu itibarla, öncelikle öteden beri suyun ne şekilde kullanıldığı tespit edilmeli, suyun debisi ölçülüp köy halkının ve köyün ihtiyacı da göz önünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 11.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy