(2004 S. K. m. 67)
Dava : Dava dilekçesinde tahliye ve ( 715.000.000 )lira kira farkı alacağı faizine dair takibe vaki itirazın iptali, %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile faize ilişkin davalı itirazın iptali, takibin devamı, inkar tazminatının reddi, tahliye konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü :
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline ait işyerinde davalının kiracı olduğunu, 15.10.1999 tarihinden geçerli kira parasının tespiti hususunda açılan davada yıllık kiranın 800.000.000 lira olarak tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, kira farkı alacağı ve faiz toplamı için icra takibi yapıldığını, davalının takibe işlemiş faiz yönünden itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu beyanla davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile davalının mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 715.000.000 lira faiz alacağına ilişkin takibe itirazın iptali, bu miktar üzerinden takibin devamı, inkar tazminatının reddi ile tahliye ile ilgili talebin konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm faiz alacağı yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 24.11.1995 gün ve 2-2 sayılı kararına göre; kira tespitine ilişkin mahkeme kararı ile belirgin hale gelen kira farkı alacağına, ayrıca ihtara gerek kalmaksızın, kira tespit kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Somut olayımızda kira tespitine ilişkin karar 11.7.2001 tarihinde kesinleşmiş, ilam 3.8.2001 tarihinde takibe konulmuş ve kira farkı alacağı ile birlikte 753.700.000 lira işlemiş faiz talep edilmiştir. Yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, davacı ancak 11.7.2001 tarihi itibariyle faiz isteyebilir.
Mahkemece, kira tespit kararının kesinleştiği 11.7.2001 tarihinden önceki döneme ait itiraza ve davaya konu 715.000.000 lira faiz alacağına yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy