(743 S. K. m. 908)
Dava: Dava dilekçesinde 815.000.000 lira Ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, müşterek murise ait gayrimenkulü murisin ölüm tarihinden itibaren davalının kullandığı ileri sürülerek 1997-2001 yılları arası için 815.000.000 lira ecrimisil istenilmiştir.
Davalı, murisin ölüm tarihinde gayrimenkulün susuz tarla niteliğinde olduğunu, kayısı bahçesinin kendi olanakları ile yetiştirildiğini, değerlendirmenin bu şekilde ( kayısı bahçesi olarak ) yapılmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuş mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş olup, hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
İbraz edilen tapu kaydının kapsamından kayısı bahçesinin davalı tarafından yetiştirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamıştır.
O halde ecrimisil hesabı yapılırken gayrimenkulün kayısı bahçesi niteliği değil, tarla olarak getirebileceği çıplak kira bedeli gözönünde tutulmalıdır. Anlatılan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy