(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 34, 35)
Dava: Dava dilekçesinde 211.824.656 liranın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı S. Vakıf İş hanı yönetim adına yönetici vekili, davalı- kiracıdan 211.824.656 lira yönetim giderinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taşınmazın maliki ve kiralayanı Vakıflar Genel Müdürlüğü olmakla davacının sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının aktif dava sıfatı (ehliyeti) bulunmadığından ötürü davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut tapu kaydına göre davacı yönetimindeki İş hanı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olup, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamıştır.
Ancak; Vakıflar Genel Müdürlüğü ile davalı arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 33/II maddesine göre idarenin lüzum gördüğü takdirde yönetim görevini dışardan gerçek veya tüzel kişilere yaptırabileceği kabul edilmiş, ayrıca kiracının yönetim planına uymakla yükümlü olduğu, yönetim planında ise 634 sayılı yasanın ilgili maddelerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bunun üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından protokol düzenlenerek davacı yönetici olarak görevlendirilmiş ve takip yetkisi verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunun 34/1. maddesine göre kat malikleri, yönetimi kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya kurula verebilirler. Aynı Kanunun 35/i maddesine göre ise yöneticinin görevlerinden biri de ortak gider alacaklarının tahsilidir.
Yukarıda anlatılan nedenlerle malik veya kiralayan sıfatı ile kendi adına değil, akdi vekil (temsilci) sıfatıyla yönetim adına bu davayı açan davacının davada sıfatı (husumet ehliyeti) bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 30.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy