(743 S. K. m. 907)
Dava: Dava dilekçesinde 350.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde davacının hazineye ait araziye ektiği arpa ürününe davalı tarafından yeniden ekin ekmek suretiyle zarar verildiğini bildirerek 350.000.000 TL zararın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davacının dava konusu taşınmazdan Kaymakamlıkça men edilmesinden sonra davalının kendi ekimini gerçekleştirmek için taşınmazı sürdüğü ve tazminatla sorumlu olmayacağından bahisle dava reddedilmiştir.
Dosya kapsamından davacıya ait ürünün ekili bulunduğu taşınmazın tapuya kayıtlı, hazinenin özel mülkiyetindeki yer olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı Hazineye karşı kötüniyetli zilyeddir. Ancak, kötü niyetli zilyedin eline geçirdiği şeyden yararlanmasına engel olan davalının bu eylemi gasptır. Çünkü zilyedin niyeti iyi veya kötü olsun bir ayrım yapılmaksızın yer üzerinde üstün hakkı olduğu anlaşılamayan herkese karşı bu hakkını ileri sürebilir.
Mahkemece davacının taşınmazdan Kaymakamlıkça men edilmesinin sonuca etkili olmayacağının dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 14.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy