(6570 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.9.2001 gününden başlayarak aylık 120.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 1.9.2002 tarihinden itibaren 75.000.000 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, 1.9.2001 dönemine ait kira parasının aylık 120.00.000 lira olarak tespit edilmesini talep etmiş, mahkemece (ihtarname olmadığı için)1.09.2002 döneminden itibaren aylık 75.000.000 lira kira parasının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.9.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde artış şartının bulunmadığı ve davacı tarafından bu dönem için ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır.
21.11.1966 tarih 19/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kira tespit davası her zaman açılabilir. İhtarın veya dava dilekçesinin tebliğ tarihi kiranın geçerlik tarihinin belirlenmesinde dikkate alınır.
Dava dilekçesinin dönem başladıktan sonra tebliğ edilmesi ve ihtarnamenin bulunmaması nedeniyle davacıdan, sonraki döneme ait kira parasının tespitini isteyip istemediği sorulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Davada, davacının 1.9.2002 dönemine ait kira parasının tespit edilmesine yönelik bir talebi olmamasına rağmen mahkemece 1.9.2002 dönemine ait kira parasının tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, hükmedilen 1.9.2002 döneminin, (1.9.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesini takip eden 2. dönem olması nedeniyle) kira parasının art arda 2 defa TEFE'nin yansıtılması suretiyle tespit edilmesi gerekirken, mahkemece, hak ve nesafet kurallarına göre fazla kira parasının tespitine karar verilmesi yanlıştır.
Üçüncü olarak da, tespit edilen 1.9.2002 döneminin henüz başlamadığı ve dolayısı ile o döneme ait TEFE'nin belirli olmadığı anlaşıldığından gelecekteki zaman için tespit yapılamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy