(743 S. K. m. 137, 162)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile anlaşamadıklarını bu nedenle müşterek haneyi terk ettiğini, davalının açmış olduğu boşanma davasının red ile sonuçlandığını iddia ederek 300.000.000 lira tedbir nafakası talep etmiş mahkemece davanın 100.000.000 liralık kısmının kabulü cihetine gidilmiştir.
Davalının açmış olduğu boşanma davasının reddine ilişkin kararın bu davanın açılmasından önce kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalı savunmasında davacının müşterek evi terk etmesi nedeniyle ayrı yaşamada haklı olmadığını ileri sürmüştür.
Aleyhine boşanma davası açılan eş kural olarak ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ancak, bu dava sonuçlandıktan sonra tedbir nafakası talep eden için salt boşanma davası açılması dışında başka bir sebeple ayrı yaşama hakkının bulunduğunun kanıtlanması gerekir.
Bu husus kanıtlanmadan tedbir nafakasına hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy