(4721 S. K. m. 121) (743 S. K. m. 85)
Dava dilekçesinde haksız nişan bozulması nedeniyle 800.000.000 lira maddi 1.000.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 613.600.000 lira maddi, 500.000.000 lira manevi tazminatın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı Abbas G. vekili, davalının nişan, ........... bozması nedeniyle nişan tören giderlerinin ve nişan töreninin ertesi günü nişanı bozduğu için duyulan üzüntü nedeniyle manevi tazminatın tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece her iki istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Maddi tazminatın bir kısmını oluşturan çanta, ayakkabı, konfeksiyon,....gibi eşyalar Yargıtayın Yerleşmiş uygulamalarına göre kullanılmakta eskiyen yada tükenen eşyalar olup iadesine karar verilemez. Bu nedenle bedellerine hükmedilmesi doğru değildir.
Kabule göre de tanıklar tarafından hediyelerin iade edildiği ifade edildiği halde tazminata karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan salon kirası, davetiye gideri gibi nişanlanmanın duyurulması için yapılan giderler, nikahın icra olunacağı kanaati ile yapılan giderlerden (medeni yasa md.84) sağlanmayacağından istenemez.
Medeni Kanunun 85. maddesi, "Bir taraf kendi kusuru olmaksızın nişanın bozulmasından dolayı şahsen fahiş surette mutazarrın olmuş ise, Hakim onun zararı manevisini telafi için münesip bir tazminata hükmedebilir" hükmünü getirmiştir.
Anılan maddeye göre, nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, karşı taraftan kusurlu, kişilik değerleri ihlale uğrayan nişanlının nişanın bozulmasından kusurunun bulunmaması ve kişilik değerlerinin ağır bir şekilde ihlal edilmiş olması gerekir.
Nişanın bozulmasından dolayı doğacak normal elem, üzüntü veya hayal kırıklığı ise manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmez.
Mahkemece, nişanın bozulmasında davacının kusurunun bulunmadığı nişan yapıldıktan sonra davalı tarafın nişan, bozduğu ve davacının manevi üzüntüye kapılması nedeniyle manevi tazminata hükmedilmiş ise de nişanın bozulmasından dolayı doğacak normal elem, üzüntü veya hayal kırıklığı manevi tazminata hükmedilmesi gerektirmez.
O. halde açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken kısmen kabulü doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 30.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy