(4721 S. K. m. 4, 315)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin annesi ile babasının 1987 yılında boşandıklarını, çocukların velayetinin anneye verildiğini, anne Fatma'nın 20 seneden beri Avustralya'da oturması sebebi ile müvekkilinin de annesi yanında lise öğrenimini yaptığını; açılan iştirak nafakasının artırılması davasının, davacının 18 yaşını ikmal ettiğinden bahisle red edildiğini, ancak; bu sene üniversiteye gideceğinden yardıma muhtaç bulunduğunu iddia ederek, müvekkiline, davalı babasının 50.000.000 TL. yardım nafakası ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Davacı reşit olup nüfus kaydına göre 18 yaşını bitirmiştir. Avustralya'dan gönderilen belgeye göre; üniversitede okumamakta, yalnızca muhasebe kursunu takip etmektedir. Kurs, okul değildir. Ayrıca, davalı baba memur olup, aylık geliri 250.000.000 liradır. Evli ve bakmakla yükümlü olduğu iki çocuğu daha bulunmaktadır. Davalının hali refahta olmadığından nafaka isteminin reddi gerekmiştir. gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstek, dava gününde yürürlükte bulunan Medeni Yasanın 315. maddesine dayanan yardım nafakasına ilişkindir. Hukuk Genel Kurulunun 23.12.1977 günlü 1039 Esas, 947 Karar s. ilamında Baba, Yüksek Öğrenime devam eden çocuğuna olağan öğrenim süresi içinde, kendisi geçim sıkıntısına düşmeme koşulu ile yardım etmek zorundadır denilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, gelen yazıdan davacının üniversitede okumadığı yalnızca muhasebe kursunu takip ettiği, bu durumun okula gitme olarak kabul edilemeyeceği yorumunda bulunulmuş ise de; gelen yazıdan, kursun; bir meslek edindirmeyi amaçlayan ve üç senelik eğitim sürecine tabi, yüksek öğrenim seviyesinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde, eğitimi sona erinceye kadar davalı babanın gücü oranında çocuğuna yardım etmesi lazım gelir.
Mahkemece, MK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu biçimde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy