(743 S. K. m. 148) (4721 S. K. m. 182)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı boşanma kararıyla velayeti kendisine verilen ve davalıyla müşterek evliliklerinden olma çocukları için iştirak nafakası talep etmiştir.
Mahkemece boşanma davasında yapılan protokol gereğince davacının iştirak nafakası talebinden vazgeçtiği ve boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle, kesin hükmün varlığından söz edilerek dava reddedilmiştir.
743 Sayılı Medeni kanunun 148/2 maddesi çocuk kendisine tevdi edilmemiş olan taraf, kudretine göre onun infak ve terbiye masraflarına iştirakla mükelleftir hükmünü getirmiştir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.182/2)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1.12.1993 gün ve 62-566/772 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, davacının boşanma davasında çocuk için iştirak nafakası istenmemesi, çocukların hakkı olup, onların eğitim ve öğrenimini sağlayacak yardımın sonradan davayla istenilmesine engel değildir.
O halde mahkemece müşterek çocuk için uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken talebin reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy