(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde tahliye taahhütnamesinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin kiracısı bulunduğu taşınmazı 15.6.2000 tarihinde tahliye edeceğine dair verdiği tahliye taahhütnamesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 8/2 maddesinde: yalnızca kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davalarına, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalara, dava konusu olan şeylerin değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacaktır. Açıklanan niteliği ve dayanağı itibariyle bu dava ise; anılan fıkra kapsamına girmemektedir. Öyleyse mahkemenin görevinin belirlenmesinde sözü geçen maddenin 1.fıkrası uygulanması gerekecektir ki, o takdirde de davanın değerine bakılması icabeder.
Taraflar arasında yapılan 15.6.1998 tarihli kira sözleşmesinde yıllık kira parası 3500 Mark olarak kararlaştırılmış olmasına göre, davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2002 gününden oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy