(1086 S. K. m. 275) (4721 S. K. m. 166, 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, tarafların 12 yıl önce anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma için 15.12.1989 tarihinde protokol düzenlendiği ve protokolde, davacının davalı eş'e ayda 500.000-TL. yoksulluk nafakası ödemeyi taahhüt ettiği ve her yıl nafakanın mali durumu ile mütenasip olarak en az bir misli arttırılmak sureti ile ödemenin kararlaştırıldığı, davalının hiçbir zaman yoksul olmadığı, yoksulluğunun kalktığı, diğer taraftan davacının zamanla artan nafakayı ödeyemez duruma düştüğü böylece taraflar arasındaki sözleşmenin işlem temelinin çöktüğü ileri sürülerek, yoksulluk nafakasının kaldırılması olmadığı takdirde protokoldeki en az bir misli artış şartının kaldırılması veyahut nafaka miktarının düşürülmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davacının boşanmayı sağlamak için yoksul olmayan eşine yoksulluk nafakası ödemeyi taahhüt ettiği, bu taahhüdün sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği davacıyı bağlayıcı bulunduğu dolayısı ile yoksulluk nafakasının kaldırılması isteminin reddi gerektiği, diğer taraftan sözleşmenin kurulduğu tarihteki şartların değiştiği ve davacı yönünden nafaka miktarının fahiş hal aldığı böylece hakimin müdahalesinin zorunlu bulunduğu gerekçesi ile, 640 milyon lira olan nafakanın 500 milyon liraya indirilmesine, artırım oranının takip edecek yıllar için DİE'nün T.E.F.Endeksine göre ve buradaki bir yıl içerisindeki artış oranı nazara alınmak sureti ile artırılmasına, bir misli (% 100) artış şartının iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın bütün, davacı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, 50.000.000 lira bilirkişi ücretinin davacı tarafça ödendiği gözetilmeden davacı taraf lehine eksik yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan 9.205.437-TL. rakamının karar metninden çıkartılarak yerine bilirkişi ücreti de hesaplanmak suretiyle takdiren 31.500.000-TL. ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 49.040.000 lira fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.11.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy