(4077 S. K. m. 1, 23)
Dava: Dava dilekçesinde Ankara 16.icra Müdürlüğünün 2001/14966 sayılı dosyasında 344.000.000 lira borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan kapıdan satış suretiyle taksitle çeyiz eşyası satın alarak bedel karşılığında senet verdiğini, ancak senet bedelini ödediği halde, davalının senedi takibe koyduğunu, bu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, senet taksitleri süresinde ödenmediği için senedi takibe koyduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 25.3.2001 tarihli sözleşme ile davalının davacıya taksitle çeyiz eşyası sattığı, borç için senet düzenlendiği tartışmasızdır.
Bu sözleşme ile yapılan satış, davacı ve davalının kabul şekli ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalan ve aynı Kanunun altıncı maddesinde belirtilen kapıdan taksitle satıştır.
4077 sayılı kanunun 23. maddesine göre Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılır. Tüketici Mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar, her türlü resim ve haçtan muaftır. Tüketici Mahkemelerinde görülecek davalar, HUMK. nun yedinci babı, dördüncü faslı hükümlerine göre yürütülür... hükmünü amirdir.
Yukarıda sözü edilen yasanın, geçici 1. maddesi hükmüne göre Tüketici Mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. Bu sonuç dairesinde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.6.1995 gün ve 437 sayılı kararı uyarınca Tüketici Mahkemeleri kuruluncaya kadar, bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara Ticaret Mahkemeleri bulunan yerlerde Ticaret Mahkemelerinin, bulunmayan yerlerde ise, üç veya daha fazla Asliye Hukuk Mahkemesi varsa, 3 nolu Asliye Hukuk Mahkemesinin, üçten az ise, bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin bakması gerekir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği cihetle, mahkemece öncelikle görev konusunun dikkate alınması ve dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazıl tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabı HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 06.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy