(4721 S. K. m. 175, 176)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, nafaka davaları sonucu verilen kararlar inşai mahiyette olup, karar oluşmadan nafaka istenebilir bir hale gelmiş sayılamaz. Gerçekten de, nafaka hükmü, hakimin takdirine bağlı olup, dava gününde muayyen ve muaccel değildir. Bu itibarla; hükmedilen nafakaya karar gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava gününden itibaren kanuni faiz uygulanması doğru değilse de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci maddesindeki ...her ayın nafaka miktarına ödenmesi gerektiği tarihten itibaren kanuni faiz uygulanması suretiyle ifadesinin çıkarılarak yerine dava gününden itibaren birikmiş nafaka alacağına; karar gününden itibaren faiz uygulanmak suretiyle ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve 2.920.000 TL. bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.03.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy