(2004 S. K. m. 67) (6570 S. K. geç. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 16.6.1998 tanzim 27.11.1998 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya kiraladıkları taşınmazda artışların Belediye encümenince belirleneceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen buna uyulmadığını, Haziran 2000 ile Kasım 2000 arası kira farkları için yapılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, mahkemece tespit edilmiş kira olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taşınmazın 27.11.1999 tarihinde başlayan yeni dönem için aylık kirasına 115.000.000 TL. olduğu taraflar arasında görülen Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2000/715 sayılı dosyası ile sabittir. Davacı belediye 27.11.2000 tarihinde başlayan yeni dönem aylık kirasının kira sözleşmesinin 6. maddesindeki 2. ve 3. yıl kirasının Belediye Encümeninin belirlediği oranda arttırılacağına ilişkin kararlaştırma nedeniyle kendilerinin belirlediğini ve bu yüzden yeni dönem aylık kirasının 165.000.000 TL. olduğunu ileri sürerek Kasım kirasının bu bedel üzerinden tespitini istemektedir. Davalı ise idarece belirtilen bu miktarın yüksek olduğunu bildirmiştir. Anılan tarihte yürürlükte bulunan 4531 sayılı kanun 2000 yılında yapılan kira sözleşmelerinde kira artışının %25 ile sınırlamıştır. Bu nedenle uyuşmazlık konusu kiranın %25 oranında arttırılarak hesaplanması gerekir. Mahkemenin bu olguyu gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Mahkemece dava konusu miktarın likit olmadığından söz edilerek inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Oysa İİK 67 maddesi gereğince alacak muayyen ve likittir. Hesaplanabilir niteliktedir. Kabule göre davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereği temyiz edilen hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy