(4721 S. K. m. 175) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; (davacı) müvekkilinin, Türk asıllı ancak, Alman vatandaşı olan davalı ile evlendiğini; kısa süre sonra kendisine hakaret ve darp eden davalıdan ayrılmak zorunda kaldığını iddia ederek, aylık 1500 Alman Markı nafakanın aynen veya fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 500 Alman Markının ödeme günündeki Merkez Bankasının döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının aylık olarak davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren süresiz olarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı nafakayı yabancı paraya bağlı olarak istemiştir. BK. nun 83. maddesinin münhasıran akitlerle ilgili olduğu dikkate alınmaksızın, yabancı para ile nafakaya hükmedilmesi; ayrıca, davadaki istem; tedbir nafakası niteliğinde olup, boşanma kararının kesinleşmesi ile sona ereceği düşünülmeksizin, hükmedilen nafakanın süresiz tahsiline karar verilmesi hususları doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; Alman Markı 28.2.2002 tarihinden itibaren tedavülden kaldırılmış, çapraz kurlarda bu tarihten itibaren Mark yönünden belirlenmemeye başlamıştır. Hüküm açık infazda tereddüde yer vermeyecek şekilde olmalıdır (HUMK. md. 388). Mahkemece, infazı mümkün şekilde nafakaya hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy