(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 77.790.000 lira asıl alacak ve fer'ileri için takibe vaki itirazın iptali, %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; cep telefonu abonesi olan davalı aleyhine 77.790.000 lira telefon borcu, 186.060.000 lira işlemiş yıllık %144 faizi ve 1.000.000 lira matbu evrak masrafı olmak üzere toplam 264.850.000 lira alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını ve davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı borcu ödediğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinde faturanın zamanında ödenmemesi halinde gecikme faiz oranının açıkça gösterilmeyip bu hususu belirleme yetkisi davacı şirkete bırakılmış olduğuna göre davacı şirketin makul bir faiz oranının belirleme yükümlülüğünün bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı şirket tarafından; emsal şirketlerin belirlediği oranların (%96) çok üzerinde bir oran belirlenmesi ve istenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülmeden talep edilen yıllık %144 oranındaki faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan; İİK.'nun 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için diğer şartların yanısıra, talep konusu alacağın likit bir alacak olması gerekmektedir. Dava konusu alacaklardan faiz alacağı miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden likit bir alacak olmayıp, bu nedenle ancak asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilebileceğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy