(4721 S. K. m. 995)
Dava dilekçesinde 825.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olup, Üsküdar Çengelköy Kuleli Mahallesi, Hasanpaşa Yukarı Seddi Sokağında kain 143 pafta, 865 ada, 9 parsel sayılı arsa üzerinde yapılan gecekondunun verasette iştirak olarak paydaşı bulunduklarını; davalının, taşınmazı Eylül 2000 tarihinden itibaren tek başına işgal ederek, müvekkilinin yararlanmasını önlediğini iddia ederek, 825.000.000.-TL. ecrimisil bedelinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gayrimenkulün mülkiyeti ile hiçbir ilgisinin olmadığını, gecekondunun anneleri sağ iken, annesi ile müvekkili tarafından yapıldığını ve annenin ölümü ile de uzun yıllar gecekondunun müvekkilinin zilyetliğinde kaldığını, müvekkilinin harap halde olan gecekonduyu tamir ettirerek oturulabilir hale getirdiğini bundan sonra, davacının gecekonduya sahip çıktığını, bu nedenle, ecrimisil istemeye hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının hissesine düşen ecrimisil miktarı 652.500.000 liranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, işgal zararı, gelir getirebilecek bir yerin işgali nedeniyle malikin (veya zilyedin) o yerden olağan biçimde yararlanmaması yüzünden mal varlığındaki artışa engel olmaktır. Bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az kira en çok da tam gelir yoksunluğu olarak değişebilir. Tazminatın amacı, el atma olmasaydı malikin mal varlığı ne durumda olacak idi ise; o durumun, sağlanmasıdır.
Olayımızda, gecekondunun davalı tarafından tamir edilerek bugünkü durumuna getirildiği dosya kapsamından anlaşılmasına göre; bilirkişilerce belirlenen tazminat miktarından uygun bir miktar indirilerek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus gözardı edilerek tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy