(1086 S. K. m. 1, 5, 7, 8)
Dava: Dava dilekçesinde 207.175.555.- TL alacağa vaki itirazın iptali, % 40 tazminatın karşı davada 472.000.000.- TL alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ( karşı davalı ) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada; davalının evine takılan sayaç bedeli ile ilgili toplam 207.175.555 lira alacağa vaki itirazın iptali; karşı davada ise 472.000.000.- TL alacağın faiz ile tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK.'nun 4146 Sayılı Yasa ile değişik 8/1. maddesine göre miktar veya değeri 400.000.000.- TL'yı geçmeyen davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
HUMK.'nun 5. maddesine göre, karşılık davanın değeri, asıl davanın değerinden fazla ise, mahkemenin görevi, karşılık davanın değerine göre belirlenir. Bu durumda Sulh Mahkemesi asıl dava ile karşılık davayı ayırarak, asıl davaya kendisi bakıp, yalnız karşılık davayı Asliye Mahkemesine göndermekle yetinemez. Sulh Mahkemesi her iki dava hakkında da görevsizlik kararı vererek, her iki davayı da Asliye Hukuk Mahkemesine gönderir ve asıl dava ile karşılık dava Asliye Mahkemesinde görülür.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususular göz ardı edilerek esas hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, karşı dava hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy