(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 599)
Dava: Dava dilekçesinde Mersin 5.İcra Müdürlüğünün 2001/4701 s. dosyasında borçlu olmadığının tesbiti, 170.000.000 TL. alacağın hükme bağlanması ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıların Işıklı Köyü Sulama Kooperatifi Başkanı aracılığıyla 1998-1999 yıllarında sera ürünlerini satın almak üzere anlaşma yaptıklarını, seracılara bu sebeple tohum, ilaç vb. emtia bedeline karşılık 100.000.000 TL. avans dağıtıp karşılığında 200.000.000 TL. bedelli teminat bonosu aldıklarını, ancak 2 yıl boyunca ürünleri alarak müstahsil makbuzu veren davalıların ürün bedelini ödemedikleri gibi, bedelsiz kalan bonoyu icra takibine koyduklarını, bu sebeple bu bono sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile kalan 170.000.000 TL. alacağın hükme bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Ziya Öztürk, ürünleri teslim alan ve senet lehtarı olan şirketin faaliyet göstermediğini, senedi ciro yoluyla devralarak takibe koyan sair davalının amcasının oğlu olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Davalı Tevfik Öztürk vekili, ürün bedelinin teslim alan kişiden istenebileceğini, müvekkilinin davada sözü edilen bonoları ciro yolu ile devralan iyiniyetli 3 üncü şahıs olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senedi tahsile koyan davalı Tevfik Öztürk 3.şahıs olup lehdara karşı ileri sürülebilecek şahsi defilerin buna karşı ileri sürülemeyeceği ve senet bedelinin ödendiği yazılı belge ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; davacı davalılar ile yapılan anlaşma uyarınca avans almak suretiyle iki yıl sera ürünlerini Petek İnş.Taah.Yaş Sebze Meyve Nak.Tur. Ltd. Şirketine teslim etmeyi taahhüt etmiş, alınan avans sebebiyle şirket adına 200.000.000 bedelli bono vermiştir. Davalı Ziya Öztürk bu şirketin kurucu iki ortağından biri olup, şirket müdürü olarak da görevlidir. Sair davalı Tevfik Öztürk ise amcasının oğlu ve aynı zamanda bonoyu takibe koyan 3. kişidir.
TTK. nun 599 maddesine göre; poliçeden dolayı kendisine müracaat edilen kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; meğer ki hamil poliçeyi iktisab ederken savunmaya, esas olan durumu bile bile ve borçlunun zararına hareket etmiş ise borçlu bu savunmayı alacaklıya karşı ileri sürebilir. Bu maddede ön görülen borçlunun zararına bile bile hareket ve kötüniyetin ise kanun koyucu herhangi bir yazılı ispat şeklinden söz etmediği cihetle şahit dahil her türlü delille ispat edilebileceğinin kabulü gerekir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara, dinlenen tanık beyanlarına ve davalı Ziya Öztürk hakkında dava, dilekçesinde şirketin adı belirtilerek temsilci sıfatıyla dava açılmış olmasına göre; Mahkemece ibraz edilen müstahsil makbuzları davalı Ziya Öztürk isticvap edilmek suretiyle gösterilerek, bilirkişi vasıtasıyla davacı alacağının varlığı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması ve bu yöndeki talep hakkında bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca kabule göre ise; yakın akrabalık ilişkisi ile tanık beyanlarına göre satım ilişkisinin tarafı olması ve şirketin faaliyetinin fiilen sona ermesi nazara alındığında senedi devralan davalı Tevfik Öztürk'ün iyiniyetli 3.kişi kabul edilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy