(6570 S. K. m. 1, 4, 9) (818 S. K. m. 248)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.2003 gününden başlayarak aylık 755.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davada 1.1.2003 tarihinde başlayan dönem kira parasının tespiti istenilmiş, davalı taraf kira parasında kısmen artış yaptıklarını, istenen kira parasının çok olduğunu savunmuş olup mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Tespiti istenilen tarih 1.1.2003, dava tarihi ise 24.2.2003 olup dava; tespiti istenen dönem içinde açılmıştır.
Kira sözleşmesinde mazot ve çimento fiyatına ve değişen şartlara göre kira parasında artış yapılması esası kararlaştırılmıştır. Böyle bir şart 21.11.1966 tarih ve 19/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında anılan ihtarın hukuksal önemini ortadan kaldırır. Ayrıca davalı taraf kira parasında bir miktar artışı kabul etmektedir.
O halde; kira parası tespiti davası için koşullar var olup dava süresindedir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre yeni dönem kira parası hakim tarafından hak ve nesafet kurallarına göre takdir edilmesi gerekmektedir.
Bunun için öncelikle dava konusu yerin yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira parası bilirkişi tarafından belirlenmelidir. Böyle bir belirleme yapılırken öncelikle benzer yerlerin kira sözleşmeleri incelenmeli, dava konusu yer ile ayrı ayrı karşılaştırılması, kira parasına etki eden hususlar üzerinde de ayrıca durulmalıdır.
Dava konusu yerin yukarıda açıklandığı üzere getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra bu husus dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hakimce bir kira parası takdir edilmelidir.
Eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, Avukatlık Yasasında yer almadığı halde vekalet ücretinin KDV ile birlikte tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 3.7.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy