(1086 S. K. m. 21) (2004 S. K. m. 50)
Dava dilekçesinde 86.349.089 liralık takibe yönelik itirazın iptali ve %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalı İSKİ ekipleri tarafından yapılan kazı çalışmaları neticesinde davacıya ait hatlara zarar verildiğini, bu zararın tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takibe itirazında ve savunmasında, icra takibinin yapıldığı İcra dairesinin yetkisiz olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
İİK'nun 50/1-c2 maddesi gereğince "para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK'nun yetkiye dair hükümleri (1086 S. K. m. 9-27) kıyas yolu ile tatbik olunur" HUMK'nun 21. maddesi gereğince de "Haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir" Ancak bu yetki, kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi, kesin de değildir. O halde dava, davacının seçimine göre haksız fiilin meydana geldiği yer de açılabileceği gibi, davalının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir.
Davada, haksız fiil Bağcılar' da vuku bulmuş olup, davalının ikametgahı ise Aksaray' dır.. Davalı aleyhine icra takibi ise Üsküdar' da yapılmıştır. Dolayısıyla Üsküdar icra daireleri yukarıda açıklanan kanun maddeleri gereğince yetkisiz olup mahkemece ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy