(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde çekişmenin giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacı şirketin davalı idareden ihale ile kiraladığı şantiye sahası için imzalanan kira sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin ve feshin haksızlığının ve tahliye için yargı kararı gerekip gerekmediği yönünde ortaya çıkan çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun gereğince kiralandığından ve kira sözleşmesinin feshi üzerine yapılacak tahliyeye ilişkin işlemin idari işlem niteliğinde olduğundan bahisle idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
İdari işlemler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından kamu hukuku kuralları uyarınca tek taraflı olarak tesis edilen ve re'sen uygulanabilir nitelikte olan hukuki tasarruflardır.
Taraflar arasında düzenlenen ve davaya konu edilen kira sözleşmesinin 11.03.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olduğu, yıllık kira parasının ise 46.100.000.000-TL olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davada, taraflar arasında özel hukuk hükümlerine göre düzenlenen kira sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin tespiti ve bu konudaki çekişmenin giderilmesi istenilmiştir.
Bu durumda, idari nitelikte bir işlem olmadığından davada idari yargı değil adli yargı görevlidir.
Ancak, davanın HUMK'nun 8.maddesinde sayılan davalardan olmadığı anlaşıldığından yıllık kira parasının miktarı itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca kabule göre de; sulh hukuk mahkemesinin bakabileceği dava ve işler kanunla özel olarak belirlenmiş bulunduğundan, bunların dışında kalan miktar ve değeri belli olmayan, dava ve işlere Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılır.
Dava, sulh hukuk mahkemesinin yasa gereği bakacağı işlerden bulunmadığına göre, mahkemece; davanın idari yargı yerinde görülmesi gereken uyuşmazlık niteliğinde kabul edilip, yargı yolu uyuşmazlığı meydana getirecek biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Zira bu tür kararları her türlü uyuşmazlığı incelemekle görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri vereceğinden dava dilekçesinin reddi ile dosyanın görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy