(1086 S. K. m. 43, 445) (4721 S. K. m. 688)
Dava: Dava dilekçesinde 2001/5-75 sayılı dosyanın iadesi muhakeme ile yeniden yargılamanın yapılarak sondaj kuyusunun kal'ine ilişkin kararın kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Malatya İli Kale ilçesi Sarıot Köyü 218 parselde hissedar olarak malik olduğu halde, davalılar tarafından aynı gayrimenkulde hissedar olan babası Osman Ceylan aleyhine gayrimenkul üzerindeki sondaj kuyusunun kapatılması istemiyle dava açılarak kabule karar verildiğini oysa davalıların kendisini bilerek kasıtlı olarak hasım göstermeyip savunma hakkının kısıtlandığından söz ederek iade-i muhakeme talebinin kabulü ile yeniden yargılama yapılarak kendisine savunma hakkı verilmek suretiyle sondaj kuyusunun kal'ine ilişkin icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, HUMK.nun 445/8 maddesinde; vekil ve mümessil olmayan kimseler hususu ile davanın görülüp hüküm altına alınmış olması iade-i muhakeme sebebi olarak sayıldığından talep eden davacının önceki davaya dahil edilmemiş kendisine husumet yöneltilmeyip habersizce hakkında karar verildiğinden iade-i muhakeme talebinin kabulü ile Kale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/5-75 E. K. sayılı ilamın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Yargılamanın iadesini isteyen yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen kararın taraflarından değildir. O davada taraf olmayan ya da taraf olanların yasal ya da sözleşmesel halefi ( ardılı ) durumunda bulunmayan kimse yargılamanın iadesi isteğinde bulunamaz.
Davaya konu 218 parselin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu çekişmesizdir.
Bir üçünü kişinin, müşterek malın tümüne ilişkin ( bulunan ) bir taleple açacağı davanın, müşterek maliklerin ( hissedarların ) tümüne karşı açılması gerekir. Bu halde müşterek malikler ( davalı tarafta ) mecburi dava arkadaşı durumundadırlar.
O halde Kale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/5-75 E. Karar sayılı ilamı davacı Ali Ceylan için kesin hüküm teşkil etmemektedir.
Mahkemece, yukarıda anlatılanlar ışığında; davacının iade-i muhakeme talebinin reddine ve davacının sondaj kuyusu ile ilgili dava açmakta muhtariyetine karar verilmekle yetinmek gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy