(167 S. K. m. 4)
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde,davacıların havuzuna kadimden beri akan suyu davalının kuyu açmak suretiyle kesilmesine neden olduğu ileri sürülerek vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiş,keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davalının açtığı kuyunun davacıların suyunu etkilediği açıklanmış, mahkemece, açılan kuyunun kapatılması suretiyle müdahalenin önlenmesi cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu su yer altı suyudur.Yeraltı suları hakkındaki 167 sayılı Kanun hükümleri uyarınca genel sulardandır.Genel sulardan ise anılan Kanunun 4. maddesinde ve bu konuda istikrarlı Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere herkes,kadim ve öncelik hakkı nazara alınarak kendi faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Dosya içerisinde bulunan 23.6.2003 tarihli bilirkişi raporunda;"
davalının açtığı kuyu davacının kadimden beri kullanmakta olduğu suyu etkilemiştir. Bu kuyu iptal edildiğinde davacının kullandığı su eski haline gelebilir
"denilmektedir. Bilirkişinin ihtimale dayanan görüşüne itibar edilerek davanın kabulü cihetine gidilmiştir. Mahkemece, kuyunun kapatılmasından sonra davacıların kullandığı suyun ihtiyaca yeterli olacak şekilde eski haline gelip gelmeyeceği araştırılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş;davalının kendi arazisinde açtığı kuyu ile davacının suyunun aynı yer altı suyu deposundan beslenip beslenmediği,davacının suyunu ne derecede etkilediği,davalının açtığı kuyunun kapatılması ile davacının suyunun eski yeterli hale gelip gelmeyeceği hususlarının sözü edilen 167 sayılı kanun ile bu kanuna göre çıkartılmış 20.7.1961 gün 5/1465 sayılı Yer altı Suları Tüzüğü hükümleri de göz önünde bulundurularak inceleme ve araştırma yapılmalı varılacak sonuca göre şayet suyun eski hale geleceği anlaşılır ise şimdiki gibi kabule aksi takdirde ise davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy