(4721 S. K. m. 4, 176) (1086 S. K. m. 388)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davada önceki yoksulluk ve iştirak nafakalarının yetersiz kaldığı ileri sürülerek artırılması talep edilmiş; mahkemece, müşterek çocuklardan küçük Tuna'nın Üniversite sınavlarına hazırlanması sebebiyle aldığı nafakanın yetmeyeceği belirtilerek onun yönünden nafaka kısmen artırılarak, davacı (kadın) ile küçük Tunay yönünden nafaka artırımından az süre sonra tarafların mali durumlarında henüz bir değişikliğin olmadığı gerekçesi ile artırım taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK. nun 176. maddesi uyarınca irat şeklinde ödenmesine karar verilen nafaka; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp, azaltılabilir.
Yasada nafakanın artırılabilmesi için kesin bir zaman diliminin geçmesi öngörülmemiştir. Ayrıca her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir.
Somut olayda artırılması istenilen önceki nafaka 10.01.2003 tarihindeki koşullara göre verilmiş olup, iş bu davanın açıldığı 20.01.2004 gününe kadar geçen bir yıl içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik koşullarında değişme ve gelişme olduğu açıktır. Bunun aksinin düşünülmesi hayatın olağan tecrübelerine aykırı olup kabulü imkansızdır.
O halde, mahkemece; bir yıl önce takdir edilen nafakanın, davacı kadın ile küçüğün zorunlu ihtiyaçları, ülkenin ekonomik durumu ile enflasyon sebebiyle paranın satın alma gücünün düşmüş olması nazara alınarak, TMK. nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine göre nafakanın Davacı (kadın) ve küçük Tuna yönünden de bir miktar artırılması gerekirken istemin reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Kabule göre de; artırılmasına karar verilen nafakanın başlangıç tarihinin belirtilmeyerek infazda şüphe ve tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna (HUMK mad.388/son) uygun görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy