(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, önceki yoksulluk ve iştirak nafakalarının zaman içerisinde yetersiz kaldığı ileri sürülerek artırılması talep edilmiş; mahkemece, önceki artırım davasının kesinleşmediği, yeniden nafaka artırım davası açabilmek için önceki kararın kesinleşmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki nafaka artırım davasının kesinleşmemiş olması yeni dava açılmasına engel değildir. Kaldı ki ilk dava 16.11.1998 tarihinde açılmış olup aradan yaklaşık 4 yıl geçtikten sonra yeni dava açılmıştır. Bu süre içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi, müşterek çocukların yaşları ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır.
O halde mahkemece, derdestlik koşullarının (dönem itibariyle) oluşmadığı dikkate alınarak, tarafların gelir durumları ile çocuklarının yaşları, eğitim durumları ve genel ihtiyaçları doğrultusunda nafakaların hakkaniyete uygun bir şekilde artırılması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy