(4721 S. K. m. 175, 364)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; küçük Hidayet Eren için hükmedilen 30.000.000 TL iştirak nafakasının zaman içerisinde yetersiz kaldığını, ilköğretim öğrencisi olan küçüğün ihtiyaçlarının arttığını iddia ederek; aylık nafakanın 100.000.000 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, boşanma davası sırasında aylık 500.000.000 TL geliri ve kamyonu olan davalının işsiz kaldığı, ayrıca yeniden evlendiği ve bir çocuğunun daha olduğu, zamanla ekonomik durumunun bozulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
İştirak nafakasının takdirinde, davalının maddi imkanları yanında çocuğun yaşı, eğitim durumu ve günün ekonomik koşulları ile özellikle birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşam şekli gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, taraflar 07.03.2002 tarihinde boşanmış ve küçük lehine 30.000.000 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Artırım talebini içeren dava ise aradan 1,5 yıl geçtikten sonra açılmıştır. Bu süre sonunda ülke ekonomisindeki gelişmeler ve enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün azaldığı, küçük Hidayet'in ise yaşı ve ihtiyaçlarının arttığı bir gerçektir.
Öte yandan, davalı işini kaybetmiş ve gelir seviyesi düşmüş olsa dahi bu durum nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmayacağı gibi; nafaka yükümlüsünün kendi eğitim, beden ve fikri durumuna uygun bir iş yapması halinde tahmin edilebilir geliri dikkate alınarak hakkaniyet ölçüsünde nafakanın uygun bir miktar artırılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy