(4721 S. K. m. 4, 175, 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada Daha önce hüküm altına alınan yoksulluk ve iştirak nafakasının arttırılması talep edilmiş, mahkemece her iki nafakanın da arttırılması cihetine gidilmiştir.
TMK. nun 175. maddesinde Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. hükmü; 176/4 maddesinde de Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. hükmü getirilmiştir.
Tarafların Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/737-E. 2001/186 -K sayılı ilamı ile boşandıkları davacı için 30.000.000 lira yoksulluk nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Yasamızda yoksulluk tanımlanmamış ise de yoksulluk durumunun ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarına göre belirlemek gerekir. Kişinin temel ihtiyacı olan yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve kültür gibi harcamaları karşılayacak geliri olmayanlara yoksul denebilir.
Mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında davacının kira vermeden ablasının evinde kaldığı, ayrıca babasından dolayı 310.000.000 lira yetim maaşı aldığı; Sivas Sosyal Sigorta İl Müdürlüğünün cevabi yazısında da davalının SSK'dan 404.283.312 lira maaş aldığı açıklanmıştır.
Yoksulluk nafakasının takdirinde tarafların mali ve sosyal durumları ile TMK. nun hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması gerekir.
O halde mahkemece davacı, davalının kahvehanede çalıştığını iddia ettiğine göre bu husus da araştırılmak ve davacının almış olduğu yetim maaşı resmi makamlardan sorularak tespit edildikten sonra, yoksulluk nafakası yönünden tarafların mali ve sosyal durumlarına uygun bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy