(2004 S. K. m. 67, 68/A, 69, 70)
Dava: Dava dilekçesinde 1.633.500.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalı aleyhine kira borcunun tahsili amacı ile icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından aynı alacağa ilişkin olarak itirazın kaldırılması talebi ile İTM' de dava açılıp, davanın reddedildiği, açılan bu davanın alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği, açıkça itirazın iptalinin istendiği, itirazın kaldırılması davası reddedildikten sonra artık bir daha itirazın iptali davası açılamayacağı genel hükümler çerçevesinde bir alacak davası açılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Öğretideki yaygın görüş ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince, 7 gün içinde yapılan itiraz üzerine ilamsız icra takibi kendiliğinden durur. Alacaklının bu icra takibine devam edebilmesi için şu iki yoldan birisine başvurabilir.
2- İtirazın icra mahkemesinde kaldırılması (İİK M 68-70) .
İcra takibi, İİK m.68-68/a daki belgelerden birine dayanmakta ise alacaklı bu iki yoldan birisini seçmekte serbesttir. Takip konusu alacak m. 68-68/a'daki belgelerden birine bağlı değilse, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez, yalnız mahkemede itirazın iptali davası açabilir.
Önce icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurmuş olan alacaklı, bu yolu bırakarak mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bundan başka, önce icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurmuş ve fakat itirazın kaldırılması talebi reddedilmiş olan alacaklı da m.67'deki 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Eğer İTM'de bir hak istihsal elde etmişse, o kararı infaz ettirmeyerek, genel mahkemelerde itirazın iptali davası açar ise, sadece o halde bu davayı açmada hukuki yararı bulunmayacaktır.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, yapılacak yargılama sonucunda davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy