(4721 S. K. m. 4, 328, 330, 332)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, velayeti davacı anneye verilen müşterek çocuk Kaan için aylık 1.000.000.000 TL iştirak nafakası ile davacı (reşit çocuk) Merve için aylık 1.000.000.000 TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Kaan ve Merve için ayrı ayrı 250.000.000'er TL nafakaya hükmedilmiştir.
TMK'nun 330.maddesi gereğince İştirak nafakası, çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şeklide dikkate alınır.
Yine TMK'nun 328/2 md. sine göre, çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
Somut olayda davacı Merve'nin ve velayet altındaki küçük Kaan'ın özel okulda okudukları, eğitime devam edebilmeleri ve tamamlayabilmeleri için ihtiyaçlarının asgari ölçüde karşılanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Hakim, nafaka takdirinde; tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak şekilde bir karar vermelidir.
Davalının doktor ve poliklinik sahibi olduğu dikkate alındığında davacıların ihtiyaçlarına ve önceki nafakaya TEFE'nin yansıtılması suretiyle elde edilecek miktara göre takdir edilen nafaka miktarı çok azdır.
Bu nedenle mahkemece TMK'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy