(634 S. K. m. 27, 34, 35)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak (270 USD) 361 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesiyle; davalı apartman yöneticisinin, Turkcell ve Avea şirketleriyle (baz istasyonu için) yaptığı kira sözleşmesi karşılığında aldığı kira paralarından; iki nolu daire sahibi Buket Geyve'nin payına düşeni ödemediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 270 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının dava açmaya hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı apartman yönetiminin tüzel kişiliği ve husumet ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerekir, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 27. maddesine göre; Ana gayrimenkul, Kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak suretiyle, bu kurul tarafından kararlaştırılır. Aynı yasanın 34. maddesi ise; Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışardan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (yönetici), kurula da (yönetim kurulu) denir. hükmünü amirdir. Sözü edilen yasanın 35. maddesinde yöneticinin görevleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu görevler ana gayrimenkulün yönetimi ile ilgili olup, yönetimin gerektirdiği ortak giderleri yapmak yetkisini içerdiği gibi, kat malikleri tarafından ayrıca yetkili kılınmışsa, bağımsız bölümlere ve ortak yerlere ait kiraların toplanmasını da içerir. Yönetici yasadan aldığı temsil yetkisine dayanarak çeşitli sözleşmeler kurabilir. İşte bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yönetici dava açabileceği gibi, yöneticiye karşı da dava açılabilir. Şu hususta belirtilmelidir ki, yönetici vekaletname ile tayin edilen bir vekil gibi değildir. Yasal bir temsilci olup, yetkisini yasadan almaktadır. Bu sıfatla yaptığı sözleşmeden dolayı kendisine husumet yöneltilebilir.
Öte yandan Kat malikinin veya Kat malikleri kurulunun ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaması, yöneticinin özel kanundan doğan temsil yetkisini ortadan kaldırmaz. Sonuç olarak denilebilir ki, yöneticinin temsil yetkisine giren işlerden dolayı üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmaktadır. Aksinin benimsenmesi durumunda ise, bu kez üçüncü kişilerin yönetici ile sözleşme yapmaktan kaçınacakları ve bundan kat maliklerinin zarar görecekleri kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece, işin esasına girilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken, davanın husumet noktasından red edilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş ve kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy