(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, boşanma kararı ile hükmedilen 100 YTL olan yoksulluk nafakasının kaldırılması ile müşterek çocuk için ödenen 100 YTL iştirak nafakasının indirilerek 50 YTL olarak belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması isteminin reddine, iştirak nafakasının indirilmesi isteminin ise kısmen kabulü ile aylık 100 YTL olan iştirak nafakasının 75 YTL olarak belirlenmesi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, somut olayda 2001 yılı itibariyle hükmedilen iştirak nafakasının paranın enflasyon nedeniyle satın alma gücünü yitirmesi ve müşterek çocuğun ihtiyaçlarının doğal olarak artması sonucunda; en azından değerinin düştüğü bir gerçektir. Her ne kadar davalı çalışmakta olduğu işinden ayrılmış ise de; bu durum yani davalının gelir seviyesinin düşüklüğü, nafakanın ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yine, davalının emekli aylığı aldığı da dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, iştirak nafakasının indirilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy